Çalıntı bir ruhla daldım alıntı bir hayatın arasına. Gezgin bir bedenin, göçebe ruhu dolaştı günün kollarında. Yasaklıların, hayatla bağlantı kuramayanların, içinin tamburasının ezgisini kaybedenlerin, akordu bozulmuş hayatların uğrak yeri, çalıntı ruhlar sokağı… Kendimden bir şeyler arıyordum, kaybedenlerin, dibe vurmuşların, tutunamayanların arasına dalmıştım. …Hayatı madalyon gibi parlatıp, göğsünde taşıyanlar, mutlu neşeli görünen yüzler, sahte sevinçler birer [...]
Liste ‘Çiğdem Güçlü Karagül’ Kategorisi
Özleyeceksin
Özleyeceksin, efil efil esen bir bahar rüzgârında gözlerimi. Şöyle uzanıvereceksin, akşam alacakaranlığa dönerken, özlemim dolacak içine. Boş ver diyeceksin, buda geçer, ne özlemlerle baş etimim ben. Dumanı üstünde kaç özlemi, naftalin kokusuna kattım, hayatıma kaldığım yerden başladım diyeceksin. Kendince galip geleceksin özlemime. Telefona sarılıp, tanıdığın birilerini arayacaksın. O sesin, o konuşmanın içindeki özlemi küllendirmesini, [...]
Beynine tek kurşun sıktım ruhumun
Hazan zamanı, sabahın masum ve en alaca zamanı. Beynine tek kurşun sıktım ruhumun, hem faili meçhulüm, hem kurban… Taammüden cinayetten müebbede mahkumum. Kan izi, can izi hayat izi kalmadı içimde… Sildim zihnimden hatıraları. Kara bir büyü gibi saldım karanlık sulara..
Sende beni, bende seni
Sevdiğim bir kitabın, altını çizdiğim satırıydın. Anlamın içime işlemiş, iklimlerimi değiştirmişti. Okuduktan sonra birkaç defa tekrarlamıştım seni. Birkaç defa. Büyük cümle demiştim, büyük cümle. Büyük adamlar büyük laflar eder demiştim kendime. Tekrarladıkça kanıksadığım, ezber ettiğim, derinleştirdiğim, içselleştirdiğim bir cümleydin. Altını çizdim önce, sonra seni çizmiştim içime. Okudum durdum seni. Anlamaktı gayem.
Serseri
Bilir misin nasıl yalnızım? Bilir misin kekredir tadı. Hala mı? Diyorsun. Hala! Hala ve hep. Ben yalnızlığa geldim. Yalınlığa. Senden sonra derledim sevinçlerimi, koydum kenara. Ve ne garipki kederlerimi de. Yani sevinçte kalmadı, kederde benden yana, senden sonra.
RSS Feed
Twitter
Yazar


