Nereden aklına gelmişte bu ismi koymuş Ayfer Hanım diye düşündüm. Belki 70′ li yıllarda bu soru komşunun küçük kızı tarafından yöneltilseydi ;
- Hiçbir manimiz yok evladım, buyursunlar, gelsinler der birde üzerine selam söylerdik.
Ama 2011’in Aralığında bu soruyu soran komşunun küçük kızına anında, rahatlıkla aynı cevabı verebilir miydik işte orası muamma …
Birçok hanımın içinden şu cevabı geçireceğinden hiç mi hiç kuşkum yok…
- Şekerim gündüz iki-üç ulusal kanalda evlenecek bayanların, erkeklerin 70 milyonun karşısında görücüye çıktığı program var, sazlı, sözlü, ışıltılı… Diğer iki kanalda da 23.30′ da başlayan tartışma programı var. Sekiz-on tanede dizi var, birbiriyle çakışan… Yarın akşam kabul etsek de aynı şey, o günlerde dolu, hafta sonu da…
Tomarıyla para dağıtan bilgimizin ödüllendirildiği yarışma programları…
Yetenek/sizsiniz programıyla beceriklileri cımbızla bulup çıkaran, jüri üyelerinin birbirleriyle tatlı atışmalarına gülümsemeyle karışık şahitlik yaptığımız eleme ve yarıştırmaları…
Gecenin fenomeniyken cuma günleri PROF. .DR. Yaşar Nuri Öztürk hocamızla bol fırçalı sabah programı yapan bayan kakkahanın halefleriyle, ilgi çekecek konu ve konukları ekrana getirerek yarışma çabaları, iç gıcıklayan şuh gülüşleri…
En can alıcı görüntüleriyle taçlandırılmış reytink rekorları kıran dizilerin birer, birer ekranlarda arz-ı endam eden fragman ve sezon serilerini ve dönen gösterilmiş bölümlerini tekraren yayınlama çalışmaları…
- Aklıma gelmişken pc’ de ki oyun, müzik, radyo, fal, edebiyat siteleri iletilerim, kızımla akşamları nette yapacağımız canlı, uzun görüşmelerim, sabah ve öğleden sonra takip ettiğim kadına dair bol gözyaşlı, acıklı, şıngırtılı, oyun havalı… Kadın programlarını seyrederken akşam yaparım!!! diyerek bıraktığım çamaşır, ütü…Angarya işleri yapacağımı söyleyeyim…
O halde ; doktora sınavında uzmanlık öğrencilerine sorulan zor, düşündürücü,terleten sorular gibi iki şıklı cevaplamamız gereken bir soru var…
Ya ; Dostluğu, arkadaşlığı, sohbeti, tercih edip komşunun küçük kızına olumlu cevap vereceğiz…
Ya da bize hiçbir şey vermediğini bildiğimiz, şikayet ettiğimiz ama büyük bir tiryakilikle seyrettiğimiz, seyretmeye de devam edeceğimiz sabun köpüğü gibi içi boş, yeşil reçeteli, dozajı yüksek hap gibi zihnimizi, fikrimizi, melekelerimizi uyutan uyuşturan, düşünmemize izin vermeyen 3. Dünya ülkelerine ihraç edilen, kaynağı , formatı belli yarışma, yarıştırma programlarını izlemeye devam edip olumsuz mu yanıt vereceğiz ?… İşin içinden sizlere bir soru sorarak çıkmak isterim ;
-Siz olsaydınız hangisini tercih ederdiniz ?…
Fatma Türkdoğan
RSS Feed
Twitter
Yazar 

