Ucu Kırık Şiir; Bitevi Yokluk Tınısı

hafif meşrep yalınlığında yalnızlığın
ve yılgınlığında aşka yenik düşmüş
hüzzam makamı çaresizliğin
dokunup kaçarken teninin her bir güftesine
senfonik bir hüzün çatısı bizi gölgeleyen

dur! diyorum dokunma
yorgun mısralarda gizlensin
söz sürme şiirin çıplaklığına
her bir teneffüs sahnesi inletirken nağmeleri
ses etme şair, sus! görecekler
tutamadığımız düş(üş)ler dil(l)enirken baştan ayağa
müebbet bir gerçeğe hükmedecekler

oysa…

bir bir anlatmak isterdim özgeçmişini hücrelerimin
çiy çiy dökül özgeleceğimin moleküler yapısına
daha çok doku/n şiirimin fütursuz anatomisine…

(ya)saklanabilirdik perdesi patlamış hayattan
flu bir ölümün ensesin(d)e
ya da (s)aklanabilir sancılı imgelerin izdüşümüne
yazılabilirdik hilkat garibesi kalemlere şiir diye

olmadı…

biz seninle şair çocuk
ıslak bir temmuz gecesinin kör saatinde
yapış yapış duygular tortusunda
ve bulacasında gözden ıraklığın
yan yana,
göz göze
diş dişe
bir şiirde yakalandık
şiire yakalandık.

eller yukarı desem şimdi
kaç şiir düşer parmak uçlarından
kırılır…

Dilek Akın

Yorum yapin, ya da geribesleme adresi.

Yorum Yapin

Powered by WordPress | Visit BestInCellPhones.com for Free Verizon Cell Phones | Thanks to iCellPhoneDeals.com, MMORPG Games and Conveyancing